3.HAMSİ ŞENLİĞİ ARDINDAN….

3.HAMSİ ŞENLİĞİ ARDINDAN….

Kartal belediyesinin Doğu Karadenizliler Kültür Derneğinnin katkılarıyla düzenlediği 3.Hamsi Şenliği 22.11.2015 tarihinde yöremizden ve ülkemizden binlerce insanımızın katılımıyla gerçekleşmiştir.

Bu şenliğin gerçekleşmesinde emeği geçen öncelikle kartal belediye Başkanı Sayın Opr.Dr.Altınok Öz’e, Kültür müdürlüğüne ve Belediye çalışanlarına, Doğu Karadenizliler Kültür Derneği Başkanı Sayın Doç.Dr Necmi Kurt’a, Dernek yöneticilerine ve görevlilerine ve şenlikte görev alan tüm sanatçılara, folklor gruplarına ve alanda hamsi hizmetlerini veren Alır Kardeşler ile çalışanlarına, şenliği kamuoyuna taşıyan basınımıza ve TV kanallarımıza ve bu şenliğe katılan yöremiz ve ülkemiz insanlarına teşekkür ve takdirlerimi sunarım.

Şenlik olarak düşünülen bu güzel hizmetin daha iyi sunulması için aşağıda ki hususlara dikkat çekmek benim için bir görev ve sorumluluktur.

1- Şenlik için kurulan sahne amaca hizmet etmediği gibi tesisat kalabalığı ile düzensizliği görüntü kirliliğinden başka bir işe yaramadı. Oysa sanatçılar için ve özellikle folklor grupları için yeterli büyüklükte sahne olmalı idi. Sahnenin yetersizliği nedeniyle zeminde gösterilerini sunmak zorunda kalan folklor gruplarını protokol bile izleyemediği gibi az sayıda izleyici izleme fırsatını bulabildi. Grup ve izleyenler için zemin çeşitli imkânlarla oynamaya ve izlemeye uygun olarak çevrilebilirdi. Bu da olmayınca alanda oluşan kargaşa ve keşmekeşlik nedeniyle Dernek Başkanımız sanatçıları susturmak, folklor oyununu durdurmak ve izlemeye gelenleri uyarmak zorunda kalmakla hoş olmayan bir durum meydana geldi.

2- Programı sunan arkadaşımız günün anlamına uygun kıyafeti, takdimi ve sunumu ile kültürümüze ve halkımıza saygının ötesinde ayrı bir kirlilik oluşturdu. Bu arkadaşımız programcı mı? Sunucu ve takdimci mi? Şenliğin protokolünü belirleyici mi? Şenlik alanının düzenleyicisi mi? Ve teşrifat görevlisi mi ne olduğu anlaşılamadığı gibi emeği de zayi oldu.

3- Şenlik için belirlenen sanatçıların az olmasının yanında bir kısmı şenliğin anlamına uygun değildi. Yöremiz folklorunun birkaç örneği orda yer aldı. Oysa daha fazlası olabilirdi. Yine yöre çalgılarımızın yani enstrümanlarımızın daha zengin olması sağlanabilirdi.

4- Hamsi ikramı uzun kuyruklarla ve yığılmalarla yapılabildi. Mangal sayısı daha fazla olmalıydı. Ayrıca hamsinin olmazsa olmazı Trabzon beton helvası da ikram edilmeliydi. Bunun yanında hamsinin çeşitli yemek ürünlerini sunacak esnaflara da yer verilmeliydi.

5- Çok az sayıda protokolümüz vardı ama Belediye başkanımız şenliğin devamı süresince halkın arasında olması takdire şayandı. Protokollümüzü ağırlayacağımız bir düzenimizde de yoktu. Var olan protokole ve misafirlere teşrifat hizmeti Dernek başkanımıza bırakılmamalıydı.

6- Şenliği canlı yayınlayan TV test yayını yapmış olsa daha güzeli olurdu. TV görevlileri de ayrı bir kirlilikle emeklerini zayi ettiler. Oysa yöremizde ulusal yayın yapan daha bir çok mahalli TV kanalı da şenliğimizi yayınlayabilirdi. Ve yine yazılı basınımız daha fazla olabilirdi.

7- Derneğimizin eski ve yeni sayısız yöneticisi ve üyesinden birkaç kişi dışında kimseler yoktu. Sanıyorum iletişimi sıcak temasla sağlamak gerekiyor.

8- Kartal ve çevresinde bu kültürün asıl sahipleri olan onlarca derneğimizi neden bu şenliklere hissedar yapmadık anlamakta zorluk çekiyorum. Zira şenlik demek dernek demektir. Şenlik ve derneğin esas amacı eşit hak ve sorumluluk içinde bir arada olmak, kaynaşmak, kucaklaşmak ve paylaşmak demektir. Eğer şenliğimiz bunlara hizmet etmiyorsa ne işe yarar ki? Biz ne yapıyoruz? Buna rağmen davet olmaksızın durumdan vazife çıkartan hazır asker gibi görev için bekleyen derneklerimiz olduğunu çok iyi biliyorum. Şenliğimize binlerce katılım oldu ama derneklerimiz de dahil edilseydi on binlerce katılımdan söz edecektik. Bu eksikliği kısa zamanda telafi için derneklerimizle sıcak temasa geçerek derneğimizin büyüklüğüne yakışır önderliği ortaya koyması gerekir. İnsanlar asıl gerçeği, doğruyu, güzeli ve ideali görmediği veya göremediği için ilk gördüğünü benimser kabul eder ve alkışlar. Ama bizlere düşen asıl gerçeği, doğruyu, güzeli ve ideali ortaya koymaktır.

Bütün bunlara rağmen bizim fatimenin dediği gibi ‘babamın evinde hiç yoktu’. Bu yapılan şenlikte insanlarımız için iyi olmuştur.

Bana diyorlar ki uzun yazma okuyamıyoruz. Sözüm bitmedi ama yine de uzun oldu kusura bakmayınız.

23.11.2015

Saygılarımla

Hasan Okhan Okumuş

E-posta Girişi
E-Mükellef Girişi