KARTAL KARADENİZ GÜNLERİ

KARTAL KARADENİZ GÜNLERİNİN ARDINDAN...!

.

Kartal meydanında 15 Ekim 2010–10 Kasım 2010 tarihleri arası 25 gün devam edeceği söylenen ve ancak 10 gün faaliyet yapılabilen Kartal Karadeniz Günleri adlı etkinlik kararı isabetli olmuştur. Ancak zamanlaması yanlış, programı ve içeriği yetersiz, sunumu ise uygun olmamışıdır. Biri bin yapan anlamsız ve abartılı sözlerle ve bağırarak yapılan sürekli konuşmalar,  sanat adına aynı müzik ve seslerin aşırı tekrarı ve yüksek volümlü tesisatla birlikte oluşan gürültü kirliliği, büyük bir coşku, arzu ve istekle etkinliğe katılanları bile rahatsız etmiştir. Ayrıca bu etkinlik ne etkinliğidir? Kültür ve sanat mı?  Festival mi? Konser mi? Panayır mı? Bu etkinliğin idaresi ve yönetimi kimdi? Bu soruların cevabını aşağıdaki değerlendirmelerde bulmaya çalıştım.  

.

Gürültü kirliliği: Tüm alanı ve çevresini etkisi altına alan akortsuz, yüksek sesli ses tesisatı ile birlikte sunucuların aşırı bağırıp çağırmayla, sanatçıların sesine kendi mikrofonu ile karışmayla, halkoyunu diye bir takım anlamsız hareketlerle nara atmalar ve konuşmalar, Kültürümüze, sanatımıza ve sanatçılarımıza saygısızlığın yanında herkesi rahatsız etmiştir.  

.

Görüntü kirliliği: Alanın çevresinde kurulan iptidai esnaf stantları ile alana yerleştirilen lunaparkla birlikte sağlıksız ve temizlikten uzak yöresel yemek ile ürün satış yerlerinin ortaya çıkardığı görüntü ne kartalımıza nede kültür ve sanatımıza yakışmamıştır.  

.

Bilgi kirliliği: Etkinlikle ilgili olarak doyurucu bilgilendirme olmadığı gibi argo ve abartılı konuşmalar, sunumlar ve değerlendirmeler yapılmıştır. Öyle ki etkinliğe şu tarihte şu sanatçı gelecek, şunu yapacağız bunu yapacağız diye TV de ilan edilmiş, afişler asılmış ama belirtilen tarihte o sanatçı gelmemiş ve söylenenler yapılmamıştır. Çeşitli abartılı ilanlarla insanlar beklentiye sürüklenmiş ama bu beklenti karşılanmayarak hayal kırıklığı ve ümitsizliğin yanında tüm bölge insanı ve etkinliğe katılanlar mağdur edilmiştir.

Kültür kirliliği: Karadeniz günlerinde, yörenin zengin kültür değerlerini en otantik şekilde ortaya koymak varken, sahneye çıkan bazı sanatçıların sanat ve giyim tarzı, aynı şeylerin sürekli tekrarı ile adeta taverna, diskotek, gece kulübü ve gazino anlayışında ortaya çıkan program, ne kültürümüze, ne ahlakımıza ve nede geleneğimize hiç yakışmamıştır. 

.

SOnuç olarak, ecdadımızın deyimiyle, Dağ fare doğurmuştur. Karadenizli Fadime fıkrası gibi… Karadenizli Fadime nihayet evlenmiştir ama arkadaşları kocasının çirkinliğini dile getirerek, Fadime bula bula bu herifimi buldun derler. Fadime de şöyle der, Babamın evinde hiç yoktu.  

. 

Karadeniz kültürüne 40 yılını vermiş bir kültür adamı olarak bu alanda değerlendirme yapma hakkına sahip olduğum gibi bu benim için bir görev ve sorumluluktur. Yapılan eleştiriler ve değerlendirmelerden amaç görülen yanlışların ve eksiklerin bir daha olmaması için bu alanda faaliyet gösterenlerin dikkatini çekmektir. Bilinmelidir ki maksadımız üzüm yemektir bağcıyı dövmek değil.  

.

İşin doğrusu, herkesi ve her kesimi kucaklaması gereken Kartal Belediye başkanının dediği gibi’ her birimiz bir yerlerden kartala geldik ama hepimiz kartallıyız’. Bu söyleme uygun olan ve yapılması gereken ise Kartal Karadeniz Günleri yerine ‘Kartal kültür Günleri’ adlı bir etkinlik yapmaktır. Kartalda var olan tüm yöre kültür değerleri bir araya getirilir ve sunulur. Böylece ülkemizin ve kartalımızın ihtiyacı olan halkımızın el ele, omuz omuza kucaklaşması sağlanmış olur.

.

Zira: FOLKLOR, YANİ HALK BİLİMİ; GEREKTİĞİ GİBİ ALGILANIP KAVRANIRSA VE ELE ALINIRSA, ZAMAN, ZEMİN VE İMKÂN BULUNABİLSE, TÜM İNSANLIĞI EL ELE, OMUZ OMUZA, ÖZGÜR VE KARDEŞCE BİR ARADA TUTAR. İNSANLIK BARIŞ, SEVGİ VE SAYGI İÇİNDE YAŞAR.

.

Saygılarımla 

Kasım 2010 

Hasan Okhan Okumuş