KEMENÇE VE HORON YÜRÜYÜŞÜ..!

KEMENÇE VE HORON YÜRÜYÜŞÜ..!

Halk Müziği ve Halkoyunları, Folklorun (Halk biliminin ) en önemli kültürel değerleridir. 

Bunun adı Karadeniz’ de Kemençe ve Horon’ dur.
Kemençe ve Horon aynı zamanda kültürel bir halk yürüyüşüdür. 

Kadırga’lardan Kara Abdal’ lara ve Honeftera’lara kadar. Sis dağı’ndan, Hıdır Nebi’ye, Lişer’e, Kayabaşına ve Sultan Murat’a kadar. Kafkasor’dan Kümbet’e ve daha nice Otçu Yürüyüşlerine kadar. Yürür Karadenizliler yürür de yürür ..! 

Bu yürüyüş, birlikte var olmanın, başarmanın, kazanmanın, üretmenin ve paylaşmanın coşkusu ve sevincidir. 

Bu yürüyüş, aslında bizleri var eden Yüce Yaratan’ımıza, bize verdiği ve kattığı değerler için O’na şükretmenin de bir ifadesidir. 

Bu yürüyüş, Ana, Baba, kardeş ve insan sevgisidir. 

Bu yürüyüş, sevdamız ve bizim nazlı yârimiz içindir. 

Bu yürüyüş, 1912 Balkan savaşında İstanbul’un Bulgarlar ve Balkan devletlerinden kurtarılması için Gülcemal gemisine atlayıp, kemençesiyle, kıyafetiyle ve teçhizatlarıyla yola çıkan 511 Trabzon uşağının, İstanbul’u kurtarırken, 509’unun Balkanlar’da Şehit olduğu Uşak Alayının ve fişek Alayının yürüyüşüdür. 

(Balkan Savaşı sırasında Resimli Kitap adlı dergide yayınlanıyor. Savaş için Karadeniz'den İstanbul’a gelen genç askerler ellerinde kemençe horon tutuyorlar. Balkan Savaşının İstanbul’un dibindeki Çatalca cephesinde büyük yararlıkları olmuş bu askerlerin alayı uşak alayı olarak anılmaktadır. Bütün alaylar memleket ismiyle anılırken bunlar Karadeniz uşakları olduğu için uşak alayı diye anılırlar. Ama çok çabuk hareket ettikleri, düşmana hissettirmeden kolayca yaklaşıp mevzileri ele geçirdikleri için yöre halkı bu adla yetinmeyip onlara yeni bir isim daha takar: Fişek alayı...)

Bu yürüyüş, 1916 Çanakkale' de, Saraylara, konaklara, köşklere ve tüm emperyalistlere inat, kara zıpkasıyla ve kalpaklarıyla Karadeniz uşaklarının, kanlarıyla yazdığı, Kemençesiyle ve Horonuyla kutlama yaptığı, tarihin en muhteşem savaş destanının adı Kemençe ve Horon yürüyüşüdür..

Kurtuluş Savaşı içinde,  Türk milleti için bir ölüm kalım savaşı olan ve kader tayin edici yere sahip Sakarya büyük kanlı savaşına ( Sakarya Meydan Muharebesi 23 Ağustos-12 Eylül 1921) Trabzon uşakları üçüncü dümen ile yetişerek savaşın kazanılmasında önemli rol oynamışlardır. 'Trabzon evlatlarının savaş alanında gösterdikleri özverili çabaların kıymetli anısı, bilincimde sürekli canlı kalacaktır' dedi.Mustafa Kemal ATATÜRK. Kurtuluş savaşının kazanılmasının temelinde bu halk kültürün Kemençe ve Horon ile yürüyüşünün izleri vardır.. 

Mustafa Kemal ATATÜRK' ün Trabzonlulara hitabındaki ifadesiyle, İşte vatanı kurtaran ülkü; Kuva-i milliye Ruhu! Sağ olunuz kahraman vatan evlatları! Bu temel üzerine yedi düvele karşı, o ülkü ve fedakâr ruhla kurtuluş savaşı kazanılmıştır. (Mustafa Kemal ATATÜRK' ün 1937 de Trabzon'u ziyaretinde hoş geldiniz konuşmasında şöyle diyor Faik Ahmet Barutçu; Sahipsiz ve yalnız kaldığımız bir sırada tarihin sesini kulaklarımızda duyduk. Ve o ses bize; mücadeleye devam için çelikten bir iman kaynağının gayretlerini aşılıyordu. Trabzon bu sesin arkasından yürüdü gitti. Doğu illerinin davası; önce Erzurum'da, sonra Sivas’ta ve Ankara'da bütün bir milletin davası oldu. Ve milletin tamamı kendi davası için, şahlanan yenilmez bir kuvvet halinde topluca hep o sesin arkasından ve ona inanarak milli misakın ve ulusal idealin geçekleştirilmesine doğru yürüdü ve yürüdü... Zafer ve egemenliğin zirvesine doğru..) Kemençe ve Horonuyla yürüdü Trabzon...

Trabzonlular kendilerini var eden kültür değerlerinin vücut bulduğu, Horonu ve Kemençesini, çizmeleriyle, kara zıpkalarıyla, kabotlarıyla ve kalpaklarıyla giydirerek; kaması, palası dâhil kendine has teçhizat ve donanımıyla kuşanarak özgün değerlerinin korkusuz coşkusuyla kemençesiyle horon oynayarak, eğlenircesine Ulusu ve Vatanı için ölüme gidebilen o Muhteşem ruhun yürüyüşüdür Kemençe ve Horon ... Trabzonlular; Vatanı, Ulusu ve değerleri için tarihi boyunca yürüdü ve yürüdü... Ve bu tartışmasız milli yürüyüşüne devam ediyor..   

Bu gün o fedakâr ruhla ve kültürel yürüyüşler sayesinde bağımsız bir ülkede özgürce, inancımızla ve bütün değerlerimizle birlikte yaşamaktayız. 
Birçok sıkıntımız var ama Halkbilimimizle,  Kemençe ve Horonumuzla yani Halk müziğimiz ve Halkoyunlarımızla yürümeye devam edeceğiz. 

Bizim nazlı yârimiz vatanımızdır. 

Kemençemizle ve Horonumuzla yani Halk Müziğimizle ve Halkoyunlarımızla yürüyen tüm yüreklere selam olsun...

ŞUBAT 20O5